8 Nisan 2020 Çarşamba

Mide yanmasi

Mide yanmasi  günümüzde cok sikca rastlanan bir sorun ve maalesef  asit düzenleyici ilaclara cok acelece el atiliyor. Cünkü bu olayda sadece asit fazlaliginin suclu olmadigi gözardi ediliyor. Icabinda asit azligi veya sindirim icin önemli olan sivilarin yeterince salgilanmamasindan da kaynaklanabiliyor.
Detayli bir anamnez cok önemli sorunun tam olarak nereden kaynaklandigini bulabilmek icin. Insanlarin dogustan gelen nitelikleri de sorunun kökenini bulmada yardimci oluyor. Ve asit düzenleyici bircok ilac sindirim sisteminin dogal sivi salgilamasini daha cok karisik bir hale getiriyor.
Bagirsak ve önemi üzerine detayli yazmistim. Simdi de bagirsak ile cok derin bir sekilde baglantili olan organlari inceleyelim. Klassik tip bunlari gözardi ediyor. Cünkü- midenin yanisira- Pankreas, karaciger-safra-sistemi ve de dalak.
Fakat önce pankreas:
Pankreas, kama sekline, karnin yukari kisminda ,yaklasik 20cm uzunlugunda ve 3-4 cm kalinliginda bir organ. Omurgaya cok yakin, bel bölümünde bulunur ve ince bagirsaga acilir. Karnimizda ne sekilde baglantili oldugunu gördügünüzde ne kadar inanilmaz mucizevi bir doga eseri oldugunu görüyorsunuz . Dolayisiyla ince bagirsaga gecis yapan üc organ:
-pankreas
-safra kesesi
-mide
Karaciger ve mide daha ön planda, fakat pankreas - bu baglanti acisindan- cok fazla dikkate alinmiyor. Cok gec kalindiginda ancak göze carpiyor.  Ayrica gözden kacan bir neden de eski bati tibbi acisindan dalak prensibi ile olan baglanti. Yani toprak elementinin agirlikli oldugu durumlarda, kara safra denilen sivi hakim oldugunda olusur. Bu durumlarda mide de etkilenir.

(-> detayli bilgi icin geleneksel bati tibbinda dört elementin sagligimiza etkisi blogunu okuyunuz!)

Fakat dönelim pankreasa. Pankreas önemli hormonlar da salgilar. Insülin ve glukagon gibi kan sekerini düzenleyen hormonlar. Somatostatin gibi enzim ve sivilarin salgilanmasini kontrol eden hormonlar ve hatta kismen serotonin de üretir. Yalniz burada sindirim icin önemli olan kisminda kalacagim.
Sindirim icin salgilanan sivilar yag hazmi(->lipaz) , karbonhidrat hazmi(->amilaz) ve de protein hazmi (->Tripsin). Genel olarak bunlar  bazik sivilar,  mide asidi ile kiyasla. Bütün sindirim icin önemli ve enzim iceren sivilarin salgilanmasi veya salginin azaltimlasi - yani kisacasi kontrolü-  vegetativ sinir sistemi tarafindan yönetilir ( yani sinir sisteminin bizim kontrolümüz altinda olmayan  bölümü) ve bazi önemli hormonlar tarafindan ince ayari yapilir. Mesela gastrin (pankreasta üretilir ve mide asidini , safra salgilamasini etkiler), kolezistokinin safra kesesini ve pankreasi etkiler. Sindirim sistemi peristaltik denilen kasilip gevseme hareketi ile calisir. Ve sindirim sivilarinin pH degerleri de bu kadar farkli oldugundan dolayi (mesela mide yaklasik 1 ve pankreas sivisi yaklasik 8-9 ) cesittli enzimlerin iyi calisabilmeleri icin vücudumuz belirli tampon sistemleri ayarlar. Bu sekilde her enzimin kendine uygun bir ortamda calisabilmesi icin vücut fevkalade ayarlar yapar.

  • Anamnez yapildiginda bir takim sorularla sorunun kökenine inebiliriz. Mesela mide yanmasi  yemekten sonra  olusuyorsa eger, sorun büyük ihtimalle midede. Cünkü yemek yedigimiz anda ve yiyecek yemek borusundan mideye varir varmaz asit salgilanir. Cok asidik bir ortam oldugundan dolayi eger mide mucozasinda ülser veya bir yara bulunuyorsa tabii ki yanma olusuyor. Eger yanma sorunu yemekten önce olusuyor ve yemekten sonra düzeliyorsa, sorun büyük ihtimalle ince bagirsakta. Cünkü ince bagirsakta salgilanan sivilar daha cok baziktir. Yani herhangi bir ülser veya yara bulunuyorsa rahatlatir.

Mide yanmasi denildiginde aklimiza tabii ki yanlis beslenme gelir. Fazlaca yagli, kizartilmis, hamur isi, tatli, sanayisel üretimden gelen hazir yiyecekler gelir. Ya da stres, sikinti.
 Ama bazi durumlarda sindirim icin gerekli sivilar yeterince salgilanmayabilir. Mesela metabolizma yavas oldugunda. Bu durumda- yani yeterince sivi salgilanmadiginda-  yiyecekler midede veya ince bagirsakta fazlaca durdugunda mucoza tabakasi zedelenebilir. Bu sekilde de yanma olusur.
Bunu güzelce irdeleyebilmek icin hastanin geleneksel bati tibbi acisindan dogustan gelen   temel olusumuna bakmak gerek.  Kolerik yapida, sari safranin hakim oldugu bir insan tipi mi? Ya da egzeriyetle mucusun hakim oldugu phlegmatik bir tip mi.

(detayli bilgi icin geleneksel bati tibbinda dört elementin sagligimiza etkisi blogunu tavsiye ederim!)

Kisacasi tipki domino taslarinin devrilmesi gibi bir durum olusuyor.
Sivilar dogrudürüst salgilanmiyorsa ya da sindirim icin önemli organlar birbiriyle baglantili calismiyorsa baska sikintilar da olusuyor. Mesela bagirsaktaki mikrobiyota, yani bakteriler gerektigi gibi olusmuyor. Bununla birlikte bagirsak dogru dürüst calismiyor , cünkü mucoza tabakasi düzgün olarak gelisemiyor. Sonucta tabii ki vücut icin önemli besin parcalari güzel alinamiyor vücudumuza.
Ayrica bu blogta yazilanlar sadece normal, günlük yasantimizda rastlanan sorunlarla ilgili. Herhangi bir agir vaka kuskusu varsa mutlaka önce doktora gidilmesi ve bunun incelenmesi gerek!

Dogal tip bize bu sivilarin tekrar güzel salgilanabilmesi icin cok cesitli yöntemler sunuyor. Mucoza tabakasi zedelenmisse bunu onaran yöntemler ve dogal ilaclar. Ayrica sivi salgilanmasini ve yukarida degindigim bütün önemli organlari tekrar bir harmoni durumuna sokan aci bitkisel maddeler (kara hindiba, civanpercemi, yer sarmasigi , meryem ana dikeni tohumu )bunlardan sadece birkaci

Fakat bunlara- belirttigim gibi- bireysel ve bütünsel olarak bakmak gerek.



https://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/

Hiç yorum yok:

Yorum Gönderme