29 Aralık 2018 Cumartesi

Karaciger


 *******************************************************************************


Karaciger sadece önemli bir biyokimyafabrikasi degil; bildiginiz gibi karacigerimiz her gün inanilmayacak bir güc ve hizla bircok vazifeyi yerine getiriyor. Yaklasik 1,5-2kg agirliginda, kendini cabuk yenileyebilen bir organdir. Süngerimsi bir yapiya sahiptir ve sag tarafta kaburga kemiklerinin arkasinda, karnin sag üst kisminda bulunur.Geleneksel tibbin bakis acisindan ise bagirsaklar , safra kesesi, dalak ve pankreas ile de baglantilidir. Vücudumuzun mide , böbregin yanisira en önemli üc simyacisindandir. Bir simyaci dönüstürücü bir fonksyona sahip. Vücudumuzun bu simyacilari da alinan maddelerin vücuda uygun hale getirilmesi icin calisir ve gereksinim olmayan maddelerin de atilmasini saglar. Karaciger ise atiklarin vücuttan atilacak hale gelmesini saglar
Vazifelerine bir göz atalim:

  • Protein sentezi: hem vücudumuz , kas dokusu hem de bagisiklik sistemi icin gerekli antikorlarin ve diger önemli maddelerin olusumu icin de cok önemli. Yani lenf sistemi icin de cok önemli.
  •  D vitamini olusumu
  •  besin depolama 
  •  lazim olmayan maddelerin ortadan kaldirilmasi : mesela cinsiyet hormonlarinin olusum ve gerekli olmayan kisminin atilmasi arasindaki denge. 
  • Yag ve seker metabolizmasi
  • Pihtilasma sistemi icin önemli olan proteinlerin sentezi
  • Embriyonun kan hücresi olusumu (yetiskin yasta bunu kemik iligi devralir)
  • Fazla demirin depolanmasi ve gerektiginde kan olusumu icin kullanimi.
Yani günümüzde karacigeri ek olarak ne kadar fazla yordugumuzu anlatmamiza gerek yok. Cok fazla yag, seker, basit karbonhidrat, alkol tüketimi bunlarin sadece birkaci. Karacigerin önemli vazifeler ile ek olarak yüklendigimizden dolayi üstlendigi vazifeler arasinda secim yapmak zorunda kaliyor. Yaglanma, hormonel dengesizilikler gibi sorunlar buradan kaynaklanabiliyor. Bu durumda bazi karaciger enzimleri yükselebiliyor. Kan tahlillerinde tespiti mümkün.


Diger önemli belirtiler:

  • ciltte sararma
  • hazimsizlik ve gaz
  • protein sentezinin dogrudürüst gerceklesememesi yüzünden ödem (cünkü proteinler su dengesi ve basinci icin önemli); hatta ileri derecede sorunlarda karin sismesi (su birikimi)
  • dudaklarin rengi solar
  • tirnaklar saydam beyaz renktedir

Önemli bir istisna-Hemosideroz: Bu hastalikta ise karaciger fazlaca demir depolamaktadir. Bu da yaglanmaya neden olabiliyor. Bu hastaligin tedavisi, fazla olan demiri bir sekilde baglamak ve vücuttan atmaktir. Cünkü bagli olmayan demir toksik etki yapar. 

Karacigerin "agrisi" asiri yorgunluktur. Eger saat bir ile üc arasinda uyaniyorsaniz bu karacigere isaret olabilir.

Baska bir düzlemde de bizi etkileyen bir organ. Karaciger, sinir ve tavir koyma (Dogal otorite. Güc kullanmadan ve kötü niyetle baskasini ezme niyeti olmadan oldugumuz gibi oldugumuz durum; kendimizi ispatlamaya gereksinim duymadan) agresyon potansiyelini olumlu bir sekilde kullanma (yani sadece kavga, kizma icin degil, ilerlemek icin kanalize etme), saglikli ve güclü bir "orta"icin de önemli. Depresyon , umutsuzluk gibi belirtiler de karaciger ile baglantili olabilir. (uzun süren depresyonlarda doktora danismayi da unutmayiniz...veya bagirsaklar ile ilgili blogumu da okuyun. Mutlaka ki kan tahlillerinin kötü olmasini gerektirmez. 
Kalbe ve gözlere gerekli olan enerji karacigerde üretilir.

Karacigeri tedavi, dogal olarak destekleme:

Beslenmede:

-Asiri yagli, kizartilmis gidalardan uzak durmak gerek-cok fazla hayvansal , bitmis halde olan gidalar tüketmeme-seker, basit karbonhidratlardan uzak durmak-Aksam yemegini protein agirlikli olarak tüketme: cünkü aksam vakti yediginiz proteinler karacigeri destekler, glikoz (seker) metabolizmasi icin önemli olan insülin fazlaca salgilanmaz.-düzenli olarak hareket-sabahlari limonlu su iciniz.-devamli atistirmayin! Iyice acikana kadar mola verin. devamli bir seyler atistirarak karacigere yük oluyorsunuz. Karacigere mola verdirmeniz önemli.


Bitkisel destek:

-Kara hindiba-Meryem ana dikeni tohumu (ögütülmüs halde); üc yemek kasigi, egzeriyetle yatmadan önce. Yogurda veya sevdiginiz bir siviya , yiyecege karistirilabilir.-enginar
-kafur otu
-melek otu



ruhsal alanda destek:
-nefes alistirmalari: karin kisminda bulunan organlara bir nevi masaj gibidir
-afirmasyonlar: eger kendinize güveniniz yok ve kendinizi cabuk ezdiren, cabuk yilan bir insansaniz "basarabilirim", "ben degerliyim ve önemliyim" gibi düsüncelere agirlik verin ve her gün tekrarlayin.

muayenehanemde:
-Hacamat (genelde kanli), baunscheidt tedavisi, serum ve enjeksyon teknikleri gibi bircok tedavi yöntemleri ile ek olarak yardimci olunabilir

Sorulariniz varsa memnuniyetle yardimci olurum

(resim: pixabay.com)


https://dogaltipoeznuracar-de.jimdofree.com/

https://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/



Copyright © 2018 Naturheilkunde, All rights reserved.
Newsletter aus der Heilpraxis Öznur Acar

Our mailing address is:

Naturheilkunde
Lenggrieserstr.23 ("Haus der Heilung")
Bad Tölz 83646
Germany

Add us to your address book







                            

18 Aralık 2018 Salı

Geleneksel bati tibbinda dört elementin sagligimza etkisi


Resim:pixabay/Chaos07/ Jan Brueghel "Bereket ve dört element")
Girisi yaparken ünlü sair Goethe nin satirlariyla baslamak isterim:
"Elementleri tanimayan,
 ve onlarin gücünü
niteliklerini bilmeyen,
hakim degildir
ruha"
~ Johann Wolfgang v. Goethe ( Faust)

Eczacilik ögrenimi sürdürdügüm yillari daha cok iyi hatirlarim; farmakoloji hocamiz bize ta yunanli düsünür Aristo zamanina dayanan ve tibbi alanda ilk kez Hippokratin olusturdugu eski  dört- sivi teorisi ni tanitirken hafif bir alay gözlemliyordum. Eh tabi biz de buna katiliyorduk. Cünkü pek bir bilgimiz yoktu; nitekim "ögrenmek" icin oturuyorduk bu siralara.
Ancak seneler sonra kendim dogal tip uzmanligi sinavini verip eski bati tibbi dalinda uzmanlastigim zaman, bu teori tekrar karsima cikti. Ilk zamanlarda süpheliydim ama sonra sonra bu süphe yerini meraka birakti. Hatta buna dayali tedavi yöntemlerini kendimde de denedim. Tabii ki belli bir dogma olusmadan. Ne de olsa humoral patolojinin amaci bize özgü dogal akisi tekrar canlandirmak olmali.
Simdi gecelim humoral patoloji prensiplerine:

Humoralpatoloji önceden de degindigim gibi ünlü antik yunanli doktor Hippokratin corpus hippokraticum adli eserinde yer almistir. Bu eseri sanirim milattan önce 5.yy.  ve milattan sonra 2.yy. arasinda olustu. Fakat Hippokratin teorilerini ilk olarak yazan insan Empedoklestir (milattan sonra 4.yy) .Bu teorinin amaci vücudumuzda olan dört sivinin saglik- veya dogal akisi degistigi zaman olusan hastaliklara olan etkisini incelemektir.
Humoral patolojiyi ilerleten ve devam ettiren kisi ise Bergama'li hekim Galenos .
Vücudumuzda dört önemli sivi bulunur; genel adlari da latinceden gelen humor (cogul:humores) .Vücudumuzda bulunan her sivi bir elemente ve bu elementin etkisine aittir. Bunlar:


  • kan (latince:sanguis). Elementi  hava. Baglantili organi kalp
  • mukus (latince:phlegma).Elementi  su. Baglantili organi beyin
  • safra (latince:cholera). Elementi  ates. baglantili organi karaciger
  • koyu safra (latince: melancholera).Elementi toprak. Baglantili organi dalak-mide
Dört sivi:
  • Kan (Sanguis) Kan nitelik olarak  sicak  ve nemli. Elementi ise hava.  Baglantili oldugu Organ kalp. Kan burada sadece prensip olarak önemlidir. Kanla damarlarimizda dolasan kan kast edilmemektedir. Kanin hakim oldugu insanlar cana yakin, sosyal olarak sevilen, aktiv, asiri duygusal ve empatisi yüksek insanlardir. "kanim isindi" denilen tabir sanirim buradan gelmekte. Fakat fazla olan kan prensibinden kaynaklanan saglik sorunlari da bulunmakta. Hipertansiyon, asiri kilo, enflamasyonlar gibi sorunlar  olusabilir. Bu tip insanlarda da kanser gibi hastaliklar olusabilir. Yani vücutlarinin  "fazlaca" olusuma meyilli olusu dolayisiyla "asiri hücre üremesi" gibi.  Ruhsal acidan ise asiri alayci, ciddiye alinamayan, projeden projeye atlayan, cabuk bikan insan tipi olusabilir. Dikkatsizlik, tehlikeleri ciddiye almama gibi durumlarla karsilasirlar. Belli yiyeceklere ya da  sigara , alkol , uyusturucuya karsi müptelalik , asiri eglenceye düskünlük olusabilir. Bu insanlara biraz daha toprak elementi ve sogutucu maddeler veya dogal ilaclar iyi gelebilir. Eger ates elementi az ise bunu da denegelekte yarar var.Nabiza bakildigi zaman dolgundur ve bastirildigi halde de alt düzeylere kadar hissedilebilir.
  • Cocuklari gözlemlerseniz kan prensibi hakimdir. Hemen irtibata gecerler ve ön yargilari da yoktur. Bu onlarin dogasidir.
  • Mukus (Phlegma) Mukus nitelik olarak  soguk  ve  islak . Burada da mukusun prensip olarak etkisi önemlidir. Mukus maddesi degil. Geleneksel bati tibbinda mukus, olgunlasmamis kan olarak tanimlanir. Mukusun kan olarak olgunlasmasi bag dokusunda gerceklesir. Hakim olan element ise  su. Baglantili oldugu organ ise beyin.Burada saglam bir hayat enerjisi gözlemlenir.  Mukusun hakim oldugu insanlar yavas hareket eder, fakat kesinlikle idrak etmeden yoksun olduklari icin degildir. Keyfine cok düskün, asiri derecede estetik , günümüzün telasli calisma ortaminin daha cok yordugu bir insan tipidir. Daha cok icine kapanik, disaridan gelen sinyalleri iyi algilayabilen birisidir. Bir ise basladigi zaman  düzenli olarak bitirir. Bu insanlarin nabzi da dolgundur , fakat biraz daha bastirildigi zaman alt düzeylerde fazlaca hissedilmez.
    Su elementi fazlaligi da saglik sorunlari yaratabilir. Vücutsal olarak asiri kilo, tiroid bezesinin az calismasi , kansizlik (kanin "sulanmasi"---> su prensibinin fazlaligi), solunum yollarinda mukus olusumu fazlaligi.Hazimsizlik , bag dokusunda toksiklerin birikmesi. Kisisel olarak bu insanlar asiri yavas ve de kararsizdirlar.
    Burada mutlaka lazim olan ates elementidir! 
  • Bebeklerde ve cocuklarda dogal olarak mukus coktur. Cünkü büyüme ve gelisme safhasinin enerjiye ihtiyaci var.
  • (sari) Safra (xanthe-chole): Nitelik acisindan sicak ve kuru. Etkisinde oldugu element  ates. Baglantida oldugu organ ise karaciger. Sari safranin hakim oldugu insan tipi herseyi birden yapmaya calisan, cok hizli , asiri hirsli , kesinlikle basladigini bitiren ve kesinlestiren hizli calisip yasayan insan tipi. Cok keskin zekalidirlar.
    Ates elementinin fazla oldugu insanlar cabuk sinirlenir, etrafindaki insanlari zor duruma sokabilir. Böyle bir sefinizin ya da is arkadasinizin olmasi gercekten de zor anlar yasatabilir.
     Günümüzün modern is dünyasinda klasik menajer tiplerinde cok rastlanir.
    Ates elementinin dengede olmasi önemli. Yaratma gücünün ve iyi bir dimanin temelidir. Fakat günümüzde de gözlemledigimiz asiri ates eyilimli güncel hayatta burnout gibi sorunlar gittikce daha sik yasaniyor. Iyi bir atesle olgunlasma ile adeta küle dönüstüren ates arasinda fark vardir!
    Bu insanlarin nabizlari sert , adeta sivrice batar gibi hissedilir.
    Ates fazlaligindan kaynaklanan klasik hastaliklar  karaciger/safra ile ilgili hastaliklar, hazim bozukluklari, kalp ve damarlar ile ilgili sorunlar (kalp krizi, felc)  . Asiri hareketliliklerinden de dolayi kas , kirisler ve kemik veya eklemlerde sorunlar olusabilir. Cildin fazlaca kurumasindan dolayi cilt sorunlari, kasinmalar .Yas ilerledikce gittikce koyu safra hakim olur . Bilhassa karaciger ates elementinin hakimiyetinden dolayi fazlaca yakmak zorunda kaldigindan.
    Burada su elementine ihtiyac vardir.
  • Koyu safra (melan-chole):  Nitelik acisindant soguk ve  kuru. Etkisinde oldugu element ise toprak. Bagli oldugu organ dalak/mide. Melankoli dedigimiz durum koyu safranin hakimiyetinden de ileri gelmektedir.  Aslinda ilerlemis, orta yasta insanlara özgü bir durum, fakat tabii ki genc insanlarda da rastlanabilir. Bu insanlar cok icine kapanik ve yalnizliktan da hoslanan tiplerdir. Cok fazla düsünürler, kötümserdirler. Kirildiklarinda kolay unutmazlar. Ruhen daima dünde bulunurlar ve yeniliklere acik degiller. Yasamin bütün düzeylerinde ilerleme olusmaz ve yerlerinde sayarlar .Duraksamayi ve alisik olduklari tanidik durumlarda kalmayi yeglerler. Ama sanatci, müzisyen, sairlerin cogu melankolik tiplerdir. Yani bir yanda melankoli olasaydi ruhsal incelik gerektiren sanatlar da olusmus olmazdi. Fakat koyu safranin fazlaca olusmamasi icin mutlaka bir sekilde önlem alinmalidir. Cünkü sonra tedavisi cok zorlasir.
    Tipik hastaliklar  kanser,  chronik hastaliklar ve her türlü sertlesme, kalp yetmezligi(eksik olan hayat enerjisi; cünkü kalbe enerji veren organ karacigerdir)  Bu tür hastalara cok sabir göstermeli ve kendilerinin de sabirli olmasi lazimdir.
    Nabizlari ise cok zayiftir.  Yasam enerjileri eksik oldugundan dolayi da daha cok yüzeysel olarak hissedilir.
    Burada mutlaka ki bir sekilde su elementi lazim. Fakat ayni zamanda da vücudun metabolizmasinin soguklugu giderilmeli.
  • Tipik hastaliklar  kanser,  chronik hastaliklar ve her türlü sertlesme, kalp yetmezligi(eksik olan hayat enerjisi; cünkü kalbe enerji veren organ karacigerdir)  Bu tür hastalara cok sabir göstermeli ve kendilerinin de sabirli olmasi lazimdir.
  • Nabizlari ise cok zayiftir.  Yasam enerjileri eksik oldugundan dolayi da daha cok yüzeysel olarak hissedilir.
  • Burada mutlaka ki bir sekilde su elementi lazim. Fakat ayni zamanda da vücudun metabolizmasinin soguklugu giderilmeli.



Kisaca hepimizde daima bu dört sivinin karisimi mevcuttur. Fakat duruma göre hangi sivi daha etkili ise onun prensibi hem ruhumuza hem de vücudumuza hakim olur. 

Saglikli bir durum, bu sivilarin her insanin kendine göre gerekli olan dengesi olustugu zaman olusur.
Baslica teshis metodlarindan birisi de nabiz tatbikidir. Hayat enerjisi , damarlarin ve kalbin ve belli organlarin durumu veya patolojik bir durum hakkinda bilgi verir. Her saglikli insanin kendine göre bir normal nabzi vardir. Bu etkisi altinda oldugu sivi ve elemente de baglidir.


Beslenme önerileri ve tedaviler:

Kan sivisinin fazla oldugu sanguinik tipler:
Hava elementi hakim oldugundan dolayi cagimizin da birlikte getirdigi asiri bilgi akimi yavaslatilmali  (digital bilgi aktarimi)  ve "digital diyet" uygulanmalidir.
Beslenme olarak ,kökler; yani toprak elementini arttiran sebzeler yenmeli. Hayvansal ürünler, kirmizi et, salam ve sosis gibi bitmis ürünler az tüketilmeli. Yiyecek yasaklamanin anlami yoktur, fakat bir sekilde vücut sagligina daha uygun bir beslenme tarzi secilmelidir. Hatta daha cok toprak elementinin hakim oldugu insanlarla irtibata gecmeleri de tavsiye edilir. Acik havada ve tabiatta bolca hareket de iyi gelir.
dogal tipta tedavi:: 
-Sinirleri yatistiran bitkisel ilaclar, mesela kedi otu, yulaf , melisa otu gibi.
-tedavi yöntemlerinde hacamat (kanli), kan verme 

Homöopati:
-Apis (bal arisi): Asiri hareketlilik ve ani degisen ruh hali.
-Coffea crudum (kahve) : sikca düsünce degisimi
-Zincum (cinko): Sinirler icin

Mukusun hakim oldugu flamatik tipler:

Unlu mamuller, mukusu arttiran yiyecekler; mesela yumusak , yeni peynir cesitleri , fazlaca et, asiri yagli soslar; (fakat burada da yasaklamalarin faydasi yoktur. Zevkin kacmayacagi bir cözüm bulunmalidir). Ayrica cig ve soguk seyler (salata gibi) bu insanlara yaramamaktadir. Bol baharat ve biraz daha ates elementini arttiran bitliker faydali olabilir. Hareketi de pek sevmeyen bu tiplere yüzme önerilebilir (su elementine yakin oldugu icin belki de daha uygundur)
Dogal tipta tedavi:
-Acimsi, bitter tadinda bitkiler! Örnegin kara hindiba, meryem ana dikeni tohumu, pelin otu (arthemisia absinthium), civan percemi otu gibi bitkiler ates elementini arttirir ve mukusun azalmasini saglar. Agiz üzerinden etkisi cok önemlidir. Almanyada Heidelberger 7 Pulver (toz) bulunur. Internetten siparis de edilebilir. 
-bol baharat kullanilmali, tuz azaltilmali.
-burada da hacamat (kuru) , Baunscheidt tedavisi yapilabilir

Homöopati:
-Calcium Carbonicum: Korku, dimanin yoruldugu islere karsi belli bir isteksizlik, ve degisime karsi olmak. 
-Graphites: Fazla kilo alma ve üsüme.
-Barium carbonicum: cekingen, cabuk aglayan, kendinden emin olmayan, dimayi fazla yormak istemeyen, zekayi kullanmaktan sakinan tipler.


Sari safranin hakim oldugu kolerik tipler:
Kolerik tipler et yemeyi genellikle severler ve hizlica, cok büyük miktarlarda yerler. Ayrica Kahve, sigara gibi bagimliliklara da meyillidirler. Fazlaca da aci severler. Bu insan tiplerine mutlaka su elementini arttiran flamatik besinler önerilmeli. Yumusak peynirler (beyaz peynir gibi) hindistan cevizi sütü gibi yiyecekler faydali olabilir. Ayrica sogutucu salatalar da önerilebilir.
Dogal tipta tedavi:
-Boldo bitkisi, kakule, rezene gibi baharatlar: sogutucu etkisi olup karaciger-safra sistemini rahatlatir.
-cark-i felek bitkisi: sinirleri yatistirir ve kolerik insanlari sosyal acidan daha uyumlu yapar.
-isparta gülü: asiri kavgaci, aksi insanlari yumusatir, sevgi ve merhamet unsurunu tekrar canandirir(venüs etkisi)
-kalkan bezi otu, tiroid otu: asiri hareketi dengeleyip fazlaca bulunan isiyi alir. Ayrica tiroid bezesi fazla calisiyorsa da rahatlatir. Ritimden cikmis olani dengeler.


Homöopati:
- Nux Vomica: Özellikle kramp durumunda olan sempatik sinir sisteminin cok fazla hareketli olusundan dolayi veya yanlis beslenme den kaynaklanan sindirim sorunlari icin birebir. Ayrica cuprum (yani bakir) da rahatlatici, kramp sökücü bir etkiye sahip.
-Tarantula (örümcek türlerinden): asiri huzursuzluk ve rahatsizlik ve birden degisen ruhsal durum.


Koyu safranin hakim oldugu melankolik tipler:
Enerjileri egzeriyetle düsünme ve zihin aktivitesine odaklidir.Geri kalan kisimlar; vücudun orta kismi; kalb, cigerler, sindirim organlari zayiftir. Genelde cok zayiftirlar. Ciltleri kurudur. Sindirim sistemi zayif oldugundan az ve sikca yerler.
Burada mesela bol sirkeli ve limonlu , nemlendirici ama ayni anda ates elementini ve istah arttirici soslu salatalar önerilebilir . Yulaf cok iyi yarar; hem sinirler icin hem de nemlendirici, güc verici bir tahildir.Yumusak peynirler yogurt, hindistan cevizi sütü gibi yiyecekler de biraz daha su elementini arttirir ve nemlendirir,. Melankolik insanlari mümkün oldugunca yalnuz birakmamali. Ayrica cok sabir göstermeli.Cünkü bu tipler güvenebildikleri anda  cok sadiktirlar. Yalniz güvenmeleri zaman alir.
Hareket, temiz hava, nefes alistirmalari da cok iyi gelir.
Dogal tipta tedavi::
Fazlaca olusmus koyu safra vücuttan atilmalidir.
-ufak miktarda kan verme (max. 70-100ml). Bu yeni kan olusumunu tetikler . Kan verildikten sonra cok fazla baharattan, acidan sakinilmali, kahve, kara cay gibi iceceklerden de sakinilmali. Besleyici ama hafif yiyecekler yenmeli. Kan verme olayi en iyisi dolunayda yapilmalidir.
-Cesitli nemlendirici ve karacigeri onaran bitkiler: mesela kara hindiba, meryem ana dikeni tohumu. Cünkü bu sekilde kalbe de enerji verilmis olur. Kalp, yasama sevinci ile de baglantili bir organ.
-su teresi: canlandirici ve nemlendirici
-Ayrica toprak elementine yakin tedaviler ve terapiler cok yarar. Mesela bataklik camurundan banyolar gibi.
Homöopati:
-Plumbum (kursun)
-Causticum
-Natrium muriaticum (tuz) ( D12 olarak alindiginda nemlendirici etkisi cok iyidir. Genelde melankolik, kendinden emin olmayan insanlara iyi gelir. Hücre yenilenmesini , kan olusumunu tetikler )
-Ceanothus americanus bitkisi  (Dalak icin iyi, fonksiyonunu düzenler. Dalak ayrica karacigerle de yakin baglantili)
-Ferrum arsenicosum D6  (demir arsenik) (özellikle dalak etkili)

Hicbir zaman bir insanda sadece bir sivi bulunmaz. hepimiz daima bu dört sivinin karisimindan olusuruz. Bu yazi kesin bir teshis yapilabilmesi icin yazilmamistir, 


Geleneksel bati tibbi sadece batiya ait olmayip cok kültürlü bir birikimin eseridir. Ve bazi semptomlarin olusum nedenini arastirmak icin , destekleyici tedavi yöntemlerini bulabilmek icin harikulade ipuclari vermektedir. Muhayenehaneme geldiginizde ilk olarak nabiza bakarim, muayene benim icin cok önemlidir. 

Acil durumlarda mutlaka doktora gitmelisiniz!


Ilginizi cektiyse ve sorulariniz varsa severek yardimci olurum.
http://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/
https://dogaltipoeznuracar-de.jimdofree.com/


(Bild:pixabay/Chaos07)

9 Aralık 2018 Pazar

Dogal tibbin bütünsel bakis acisindan cilt sorunlari




Dogal tipta bütünsel bakis acisindan cilt sorunlari


    Cilt vücudumuzun dis etkenlere  karsi olan en önemli koruyucu tabakasidir. Cilt bagirsak ile cok yakin baglantilidir. Cilt sorunlarinin bir cogu, sindirim sisteminin düzenli olarak vücuttan atamadigi maddeleri cildin bir sekilde atmaya calismasindan kaynaklanir. Cünkü varolan birsey kaybolmaz ve hicbir zaman bir sey yoktan varolmaz. Vücut cok akilli bir mekanizmaya sahip. Fakat isterseniz bir göz atalim bu tip hastaliklara:

Nörodermatit: 
Nörodermatit gittikce cogalmaya baslayan bir cilt hastaligi. Son senelerde cocuklarda da yayginlasmaya basladigini gözlemliyoruz. Ve tabii ki her hastalikta oldugu gibi ruhsal sorunlar nedenlerinden bir tanesi. Ama sadece bununla yetinmemeliyiz.
Genel olarak neden olustugu hala tam olarak aciklanamamaktadir. Genelde bagirsaklar ve düzenli olmayan bir bagirsak florasi da rol oynar. Yapilan arastirmalarda kalitim da bir rol oynamakta. Kalitimsal bir eksiklikten dolayi cildimiz icin önemli olan bazi yag asitleri nörodermit olan hastalarda üretilmemektedir ve bu yüzden cilt asiri derecede kurudur. Bir diger teori de günümüzde cok abartili olarak yasanan hijyen anlayisi. Cocuklarimizi karantina altina alir gibi her mikroptan korumaya calismamiz hata. Cocukken belli mikroplarla temasta olmamiz önemli. Cünkü cocugun bagisiklik sistemi ancak bu sekilde saglikli olarak gelisir. Kesin olan nörodermit sorununda bir üretim yetersizligi olusu. Cildin aktivitesi düsüktür. Genellikle bedenin üst kisminda, kollarin ic kisminda, yüzde ve kafa derisinde ,  dizlerde de ic kisimdadir. Cogunlukla nörodermit hastalari cok asiri düsünceye meyilli, dis görünüs olarak olduklarindan daha yasli görünebilirler . Ciltin koruma tabakasi iyi olusmadigi icin alerjik potansiyeli olan maddelere karsi da iyi bir koruma bulunmamakta ve hasta sürekli enflamasyon durumu  ile karsi karsiyadir. Bu son derece eziyet verici bir durum.
Tedavi: Kesinlikle kortison kremleri devamli olarak sürülmemelidir! Bunlar uzun vadede enflamasyonu ic organlara yöneltir! Ben ilk etapta bagirsak florasini incelerim; en ideali belli testlerle bazi eksiklikleri tam olarak tespit etmektir. Bagirsaklari düzenleme, en önemli temel tedavilerden benim icin.
Onun disinda beslenme taze besinlerden olusmali, bolca doymamis saglikli ve kaliteli yaglar icermeli. Sebze agirlikli, hayvansal ürünlerin az oldugu alkali bir beslenme tarzi olmalidir. Kahve, alkol gibi icecekler de fazlaca tüketilmemelidir. Homöopati, cesitli nemlendirici ve sinir yatistirici cay karisimlari. Takviye olarak hacamat ve hacamat masaji tedavisi yapilabilir; toksikleri atmanizi destekler, bagisiklik sisteminizin güclenmesini de saglar.

D Vitaminini oraninin da yeterince yüksek olmasi göz ardi edilmemelidir.

Sedef hastaligi: 
Bu hastalik otoimmün kategorisine girer. Yani bagisiklik sisteminin kendisine karsi saldiriya gecmesi; bu durumda lenf sisteminin özel T hücreleri cilt hücrelerine karsi saldiriya gecer. Sadece cilt ile kalmayip eklemleri de sedef artriti seklinde etkileyebilir. Hatta tirnaklara bile gecebilir; mantar ile karistirilabiliyor cogu zaman. Genellikle dirseklerde, diz kapaklarinda olusur. Ama bacaklarda veya kafada da olusabilir. Cilt hücreleri normal hücrelere nazaran on kat daha büyük hizla bölünür. Gümüs gibi kepekler olusur. Burada nörodermatitin aksine asiri bir cilt aktivitesi vardir. Hastalar ise olduklarindan genc görünebilirler.
Burada da baslica tedavi yöntemi bagirsak florasini ve bu sekilde bagisiklik sistemini düzenlemektir. Ayrica karacigeri de gözardi etmemeli, beslenme acisindan günlük hayatimizda taze besinler ve bitkisel agirlikli alkali bir beslenme yer almalidir. Ayrica burada da homöopati ve özel bitkisel karisimlar ile destek olunabilir. D vitamini sedefte de önemli. Tedavi yöntemleri olarak hacamat (hatta kanli hacamat) , Baunscheidt tedavisi mümkün. Ölü deniz tuzu banyosu, ardic katranli sabunlar (yani kükürt icerikli kozmetikler--->aktarlarda bulunur). Kisacasi burada bir nevi fazlalik durumu ile karsi karsiyayiz. Nörodermatit arasindaki farka dikkat ediniz.

Mantar: 
Mantar hastaliginda sistemik bir mantar enfeksyonu mutlaka göz önünde bulundurulmalidir. Gerekirse sistemik bir mantar tedavisine ihtiyac olabilir. Fakat ilk etapta mantari besleyecek yiyeceklerden sakinmaliyiz! Bunlar basit karbonhidratlar ve seker. Bu sekilde mantari "ac birakarak" yayilmasini engelleyebiliriz. Elbette bagirsak florasi burada da önemli bir rol oynar, cünkü genellikle mikrobiyota düzenli olmayinca istenmeyen türler cogalir; mantar gibi. Bu dilinizden de anlasilabilir. Aynada dilinizi cikartip baktiginizda beyazimsi bir tabaka görebilirsiniz.
Tabii ki diyabet hastaligi gibi bagisiklik sisteminin zayif oldugu özel durumlar da göz önünde bulundurulmali. Bunun disinda ter ve nem de mantarin kesinlikle sevdigi bir ortam. Buna özenle dikkat edin. Bagisiklik sistemini güclendirici, bagirsak florasini düzenleyici tedaviler, receteler ile burada da yardimci olunabilir.
Karsilastigim en önemli üc sorun hakkinda yazdim. Eger burada rastlayamadiginiz bir sorununuz varsa veya yardima ihtiyaciniz varsa severek yardimci olurum.

Öznur Acar

(resim:clipdealer.com)

https://dogaltipoeznuracar-de.jimdofree.com/
https://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/

5 Aralık 2018 Çarşamba

Bagirsaklar- önemli bir sindirim organi ve "ikinci beynimiz"

Bagirsaklar , ince ve kalin bagirsaktan olusmak üzere, yaklasik 8m ye kadar varan bir uzunlukla ve hemen hemen 400 metrekare yüzey ölcümü ile vücudumuzun en büyük organidir. Karninizda bu kadar yer olabilecegini hic sasirabildiniz mi bilmem ama ben her zaman bunu düsünürken hayretler icinde kalirim. Cogumuz bilincinde olmadan günden güne gecip , yiyip icip yasiyoruz. Ince ve kalin bagirsakta bulunan , mikrobiyotik ortami dengeleyen ve böylece bagirsaklarin düzenli olarak vazifesini yerine getirmesini saglayan bakteri cesidi ve sayisi farklidir. Ince bagirsakta kalin bagirsaktaki kadar cok bakteri yoktur, cünkü vücut icin önemli besinler (mesela alyuvar olusumunda önemli olan B12 vitamini, demirin tasinip alyuvarlara alinmasini ya da fazla demirin karacigerde depolanmasini saglayan proteinleri olusturan aminoasitler, hormon ve nörotransmitterlerin sentezi ve bircok digerleri) buradan alinmaktadir. Ince bagirsak sonunda bulunan ileo-cekal kapaktan sonra kalin bagirsak baslar.Burada sivi emilimi baslar ve vüdudun ihtiyacinin olmadigi kisim diski olarak atilir.
Fakat bu kadar ile kalmiyor. Bagirsaklar sadece besin alimi ve gerekli olmayan kismin atilimi ile ilgilenen , kocaman bir hortum degil. Bagisiklik sistemimizin yaklasik yüzde 80 'i bagirsaklarda bulunur. Cok genis bir lenf sistemine sahiptir bagirsaklar. Ayrica basli basina bir sinir sistemine sahip ve beynimiz ile direk irtibatta. Psikolojimizi, halet-i ruhiyemizi belirleyen genellikle beyinde etki alani olan nörotransmitterlerin belli kismi; serotonin, dopamin gibi, bagirsaklarda da bulunmaktadir. 
Günümüz yasam tarzi, dengesiz beslenme, stress, dogal olmayan yiyecekler, fast food tarzi beslenme ve özellikle git gide daha da artan gida intoleransi (bilhassa histaminintoleransi, celiac disease dedigimiz tahillarda bulunan gluten maddesine karsi olan intolerans) bagirsaklarin zamanla mukozasinin bozulmasini tetikliyor. Bunun sonucunda enflamasyonlar olusup bagirsaklarin calisabilmesi icin önemli olan bakteriler azaliyor ; onlarin yerine zararli olan türler, hatta mantar türleri cogalmaya basliyor. Ayrica bagisiklik sistemi zayifladigi icin sürekli idrar yollarinda enfeksyon, soguk alginligi gibi hastaliklara yakalanabiliyorsunuz. Hormonel olarak da dengesizlikler olusabiliyor.

  • Histamin, vücudumuzun ürettigi, midenin düzgün calismasinda rol oynayan, bagisiklik sisteminde de önemli görevi olan bir maddedir. Alerjik mekanizmalarda da etkilidir.Belli basli gidalarda da bulunur. Bilhassa mayalanmis gidalarda, peynir gibi. Cikolata, sarap, patlican, kayisi, avocado, kiraz gibi bircok meyvede de bulunur. Günümüzde cogu insanlarda gidalarda bulunan histamini metabolize eden enzimlerin eksik olmasi büyük sorunlar teskil etmekte ve doktorlarca da kolayca teshis edilememektedir.Ishal, halsizlik, gaz olusumu, devamli yorgunluk ve uyuma istegi gibi belirtiler olusabiliyor.Cünkü histamin damarlari genisletir . Tansyon bu sekilda fazlaca düser.
  • Glüten, günümüz tahillarinda cok sikca rastlanan bir madde. Sunu da belirtmek gerek ki günümüz tahillari eski tip tahillara nazaran genetik olarak cok daha kompleks bir yapiya sahip. Kalitimsal olarak eski tahil cesitlerine göre degisime ugradigi icin vücudumuz icin hazmi zor ve celiac disease gibi sorunlar olusturuyor.
  • Ayrica bazi bakteriel ve virüs enfeksyonlarindan kalma etkilerden dolayi , stressle de alakadar , kabizlik-ishal arasi gidip gelen sikintilarin olustugu hassas bagirsaklar olusabiliyor.

Eger uzun bir süre nedenini aciklayamadiginiz  depresyon, halsizlik , bazen kabizliga da dönebilen ishal gibi aciklayamadiginiz belirtiler olusuyorsa bagirsak sagliginizi test ettirmenizde gercekten yarar vardir. Bagirsaklarinizin iyi calismamasindan , besinlerin emilimleri düzenli bir sekilde gerceklesmediginden dolayi b vitamini ve serotonin eksikliginden kaynaklaniyor olabilir. 
Ayrica bilim dünyasi - kesinlikle kanitlanmis olmasa da- otizm, sizofreni gibi agir psikolojik hastalarda da bu baglantiyi kuruyorlar. Hatta otist cocuklarin bagirsak florasi düzenlendiginde otizm sendromunun düzeldigi görülmekte. Bagirsak sagliginizi korumaniz icin yapabilecekleriniz:

-taze besinler tüketin, mümkünse kendiniz pisirin
-GDOsuz ürünler secmeye bakin
-tahillari tüketmemeye bakin. Daha dogrusu eski tahil tiplerinden yapilmis unlar veya ürünlerini alin
-hazir ambalajlanmis yiyecekleri tüketmeyin. Sekerden uzak durmaya bakin.
-eger histamin alerjisi varsa belli ürünleri beslenme planinizdan cikarin- en iyisi bir test yaptirin
-onun disinda bagirsak florasi icin yapabileceginiz en iyi sey fermente edilmis ürünler tüketmek. Yogurt, tursu gibi.
-karacigerinize de özen gösterin, düzenli olarak kurlar yapin. Mesela sabahlari limonlu su tüketin. Limondaki sitrik asit direk olarak hücrelere girer ve mitokondriumlara (hücrelerimizin enerji fabrikalari) isler. Resimde karacigerin bagirsaklara yakinligini da görebiliyorsunuz!
-acimsi, bitter tadinda sebzeler, bitkiler tüketin. Mesela karahindiba , enginar gibi. Bunlar karaciger üzerinden safra sivisi salgilanmasini saglar. Ve ta agizdan baslayip bagirsaklara kadar sindirim sistemi icin önemli olan diger bütün sivilari da düzenler. Pankreasta üretilen sivilar da dahil olmak üzere.
Benim en basit ve öz felsefem tabiattan toplanan, üreyen ürünleri tüketin, tabii olarak üremeyen, islenmis gidalari birakin.


Öznur Acar


(resim: pixabay.com)


https://dogaltipoeznuracar-de.jimdofree.com/
https://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/


3 Aralık 2018 Pazartesi

Dogal tipta bütünsel bakis acisi ve tedavi

Dogal tipta bütünsel bakis acisi ve tedavinin önemi


Dogal tibbin en önemli temellerinden biri bütünsel bakis tarzi ve buna dayali bireysel tedavidir. Aslina bakarsaniz bu simdiki modern tibbin da temeli. Günümüzün tibbi temelini eski Yunan ve Roma tibbindan almistir. Ve burada da eski Misir, Irak, Iran'daki tip bilgisi ile de pekismistir. Yalniz alternatif veya dogal tip ile klassik tip arasindaki ayrim sanayilesmenin olusup gelistigi zamanda olusmustur. O zaman önemli belli basli kesifler tip dünyasini tamamiyla degistirmis ve eski bilgileri arka plana atmistir. Kuskusuz ki önemli kesifler! Mesela antibiyotik, insülin, kortison, adrenalin.Bunlar yeri geldiginde cok önemli ve hayat kurtarici ilaclar! Ama eskiden kalma bütüncül bakis acisinin iyice arka plana atilmasi da maalesef bazi kötü etkilerdendir. Ve ilac lobisi  kazanc konusunu ön plana alarak hareket etmekte, etik ve hümanist degerler gittikce kaybolmaktadir.
Fakat biz konumuza dönelim. Bütünsel bakis acisi nedir? Bütünsel demek "hastalik veya rahatsizliklarin temel nedeninin arastirilip bireysel olarak bu temel nedene dayali bir tedavi yöntemi gelistirmektir".
Benim icin en önemli odak noktasi sindirim sistemidir. Cünkü saglikli bir metabolizma , vücudun ihtiyacinin oldugu önemli besin maddelerinden en verimli sekilde faydalanabilmemiz icin cok önemli. Insan vücudunu koskoca bir kab gibi düsünebiliriz. Bu kab bir ömür boyunca cok ama cok seye dayanabiliyor. Günümüzde - birakin yanlis beslenmeyi- cevre sorunlarindan hava kirliliginden kiyafette olan zehirli maddelere varana kadar vücudumuz devamli mücadele vermekte, inanilmaz bir mekanizmayla bu zararli toksikleri atmakla ugrasmaktadir. Gün geliyor ki bu kocaman kab doluyor. Kronik agrilar gibi rahatsizliklar birden baslayabiliyor.
Fakat hastalik birden olusmaz! Daima bir birikimden dolayi olusur. 
Her hücre diger hücrelerle sürekli bir baglanti ve degis tokus icerisindedir. Bu zamanla olusan birikimler hücreler arasindaki baglantilari koparir ve hareketlilik azalir. Belli basli hastaliklarin baslica olusum nedeni budur. O yüzden bazi rahatsizliklarin düzelmesi zaman alabilir. Sadece bagirsaklara bakarsaniz yarim futbol sahasi uzunlugunda bir organdir. Bir düsünün: düzenli calismayan, dejenere olmus bir bagirsak florasini düzenlemek ne kadar zaman alir?
O yüzden bütünsel bakis acisi vazgecilmez bir unsurdur. Ilk etapta sizin vücudunuzu tekrar hissetmenize de yardimci olur ve vücudunuza dikkat ederek besinlerinizi secmeye, daha saglikli beslenmeye baslarsiniz. Cünkü iyilesme yüzde elli oraninda sizin elinizde! Yasaminizi, beslenmenizi , gün be gün düsündüklerinizi hissettiklerinizi ne derece iradenize bagladiginiza bagli. Bizler , yani terapistler ise sizlere yol gösterebilir, belki sizin farkina varmadiginiz , vücudunuzda zamanla olusan bu ablukalari kaldirabiliriz. Mesela hacamat, özel serumlar gibi yöntemler ve önerdigimiz tibbi cay karisimlari veya dogal ilaclar ile. Ayrica böylece vücutta fazla olanlari atar, eksik olanlari (genellikle vitaminler, mineraller , enzimler) telafi edebiliriz. Vücut denilen bu inanilmaz biyolojik motorun bir ömür boyunca en etkili sekilde calisabilmesi mümkün. Hasta olarak ölmek zorunda degiliz! Saglik denilen kavram bizim elimizde! Bu sorumlulugu üstlenmek bizim kendimize gösterebilecegimiz en büyük saygi seklidir!


Sorulariniz varsa memnuniyetle yardimci olurum!

Öznur Acar (eczaci ve dogal tip uzmani)


(resim:pixabay.com)
https://dogaltipoeznuracar-de.jimdofree.com/
https://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/