10 Mayıs 2020 Pazar

Aminoasitler- vücudumuzdaki en önemli kücük ögeler


Resimde gördükleriniz cesitli aminoasitler. Ortadaki mor renkli kesim ise DNA dedigimiz, vücudumuzun kalitimsal bilgisi.
 Bu yüzden denilebilir ki: Aminoasitler YASAM demektir.

  • Aminoasitler yasamimizin en önemli birimleri. Proteinler aminoasitlerden olusur ve vücut ise proteinlerden olusur. 
  • Vücutta cesitli metabolizma islemlerinde görevleri olan enzimler de proteindir!
  • Cesitli sinir hücreleri arasinda sinyal iletisimini saglayan nörotransmitterler , mesela Serotonin, Dopamin,  Glutamin asidi, GABA, Acetylcholin, veya  Adrenalin, Noradrenalin gibi hem nörotransmitter hem hormonlar önemli sentez ürünleridir ve bunlar icin de aminoasitler gerekli. ->Örnegin Tryptophan  Serotonin icin; Histidin  Histamin icin. ->Ve tiroid hormonlari icin Tirosin.Nörotransmitterler duygu ve hislerimizi idare eder . Sinir hücreleri arasinda kompleks ,etkilesme ve engelleme arasinda olusan bir dengeden ibarettir iyi bir beyin fonksyonu.
  • Ayrica vücudun asit/baz dengesini saglarlar.

  • Vücudumuzda onko-osmotik basinc denilen bir olay vardir. Bu basincin olusumunda proteiner cok önemli! Eger proteinler az ise ödem olusabiliyor.
  • Bütün bagisiklik sistemi proteinlerden olusur.
  • Karacigerin fonksyonu, vücudun metabolizmasinda olusan önemli atiklarini atma kapasitesi de proteinlere baglidir.

Vücudun kendisinin ürettigi aminoasitlerin sentezinin merkezi karacigerdir. (Bunun icin de iyi bir karaciger ve bagirsak fonksyonu önemlidir) . Vitamin B6, bu sentez olayi icin önemli ve vücut kendisi üretememektedir. Yani yiyecek yoluyla almaliyiz. dengeli beslenemiyorsak özel olarak takviye etmek zorundayiz.
Bazi aminoasitler protein olusturur ve bazilari protein olusturmaz. 20 aminoasit  protein olusturur ; bunlar genetik kodumuzda da bulunan yukaridaki resimde gördügünüz aminoasitlerdir. 
Sekiz tanesi ise üretilmez; gida yoluyla almak zorundayiz. Ya da takviye etmeliyiz bunlar:
 
        -Isoleucin
  • -Valin
  • -Methionin
  • -Leucin
  • -Tryptophan
  • -Lysin
  • -Phenylalain
  • -Threonin

  • Ne zaman aminoasit eksikligi olusur?



  • Karaciger güzel calismiyorsa. Bunun kan yoluyla tahlili yapilabilir. mesela cesitli enzimler kanda yüksek cikarsa.
  • Günümüzde karaciger hic dinlenemiyor.Cok fazla yük oluyoruz. Ya cok fazla, ya da cok fazla yagli, sekerli ve asiri derecede hayvansal ürünler yiyoruz. Acikma hissini unutmus durumdayiz! Acikmadan devamli atistirma aliskanliklari olusuyor. Yemek elbette ki keyif vermeli! Ama iyice acikana kadar beklemeyi de ögrenmeliyiz tekrar. Arada karacigeri rahatlatmak icin yesil smoothie ve cesitli bitki caylari ile kürler yapabiliriz. karacigerinize mola verdirmeniz önemli. Ama aclik diyetleri yapmadan! Bunlar yapabileceginiz en büyük hata.
  • Bagirsaklar düzgün olarak calismiyorsa. ya belli kronik hastaliklar ve enflamasyonlardan dolayi ya da leaky gut dedigimiz bagirsak mucozasinin bozuk oldugu durumlarda.
  • Gizli enflamasyonlar, tümör ve kanser gibi fazla aminoasit harcayan ve metabolizmanin dengesini bu sekilde bozan kronik rahatsizliklar! Böyle süpheniz varsa mutlaka doktora görünün.
           Eksik olan aminoasitleri dengeleme yöntemleri:

Önce bir eksiklik var mi yok mu bir analiz yaptirmada yarar var. Ondan sonra neyin nasil takviye edilebilecegi düsünülebilir. ya agiz yolu ile ya da serum yolu ile takviye edilebilir .Serumun avantaji kan yolu ile daha cabuk vücuda alinabilmesidir. Protein metabolizmasinda dengesizlik semptomlari:

  • Sinirsel, psikolojik dengesizlik ve rahatsizliklarda
  • karacigerin calisma düzenunde aksakliklar varsa
  • kalp kaslarinda zayiflik ve calismasinda düzensizlik
  • tansyon yüksekligi
  • yaralarin agir iyilesmesi
  • bagisiklik sisteminde dengesizlikler ve zayiflik
  • Ödem olusmasi, bilhassa karin kisminda.
Ben de muayenehanemde serum yapiyorum.Tabii ki önce detayli bir sekilde analiz ettikten sonra.


(Bild:pixabay.com)















8 Nisan 2020 Çarşamba

Mide yanmasi

Mide yanmasi  günümüzde cok sikca rastlanan bir sorun ve maalesef  asit düzenleyici ilaclara cok acelece el atiliyor. Cünkü bu olayda sadece asit fazlaliginin suclu olmadigi gözardi ediliyor. Icabinda asit azligi veya sindirim icin önemli olan sivilarin yeterince salgilanmamasindan da kaynaklanabiliyor.
Detayli bir anamnez cok önemli sorunun tam olarak nereden kaynaklandigini bulabilmek icin. Insanlarin dogustan gelen nitelikleri de sorunun kökenini bulmada yardimci oluyor. Ve asit düzenleyici bircok ilac sindirim sisteminin dogal sivi salgilamasini daha cok karisik bir hale getiriyor.
Bagirsak ve önemi üzerine detayli yazmistim. Simdi de bagirsak ile cok derin bir sekilde baglantili olan organlari inceleyelim. Klassik tip bunlari gözardi ediyor. Cünkü- midenin yanisira- Pankreas, karaciger-safra-sistemi ve de dalak.
Fakat önce pankreas:
Pankreas, kama sekline, karnin yukari kisminda ,yaklasik 20cm uzunlugunda ve 3-4 cm kalinliginda bir organ. Omurgaya cok yakin, bel bölümünde bulunur ve ince bagirsaga acilir. Karnimizda ne sekilde baglantili oldugunu gördügünüzde ne kadar inanilmaz mucizevi bir doga eseri oldugunu görüyorsunuz . Dolayisiyla ince bagirsaga gecis yapan üc organ:
-pankreas
-safra kesesi
-mide
Karaciger ve mide daha ön planda, fakat pankreas - bu baglanti acisindan- cok fazla dikkate alinmiyor. Cok gec kalindiginda ancak göze carpiyor.  Ayrica gözden kacan bir neden de eski bati tibbi acisindan dalak prensibi ile olan baglanti. Yani toprak elementinin agirlikli oldugu durumlarda, kara safra denilen sivi hakim oldugunda olusur. Bu durumlarda mide de etkilenir.

(-> detayli bilgi icin geleneksel bati tibbinda dört elementin sagligimiza etkisi blogunu okuyunuz!)

Fakat dönelim pankreasa. Pankreas önemli hormonlar da salgilar. Insülin ve glukagon gibi kan sekerini düzenleyen hormonlar. Somatostatin gibi enzim ve sivilarin salgilanmasini kontrol eden hormonlar ve hatta kismen serotonin de üretir. Yalniz burada sindirim icin önemli olan kisminda kalacagim.
Sindirim icin salgilanan sivilar yag hazmi(->lipaz) , karbonhidrat hazmi(->amilaz) ve de protein hazmi (->Tripsin). Genel olarak bunlar  bazik sivilar,  mide asidi ile kiyasla. Bütün sindirim icin önemli ve enzim iceren sivilarin salgilanmasi veya salginin azaltimlasi - yani kisacasi kontrolü-  vegetativ sinir sistemi tarafindan yönetilir ( yani sinir sisteminin bizim kontrolümüz altinda olmayan  bölümü) ve bazi önemli hormonlar tarafindan ince ayari yapilir. Mesela gastrin (pankreasta üretilir ve mide asidini , safra salgilamasini etkiler), kolezistokinin safra kesesini ve pankreasi etkiler. Sindirim sistemi peristaltik denilen kasilip gevseme hareketi ile calisir. Ve sindirim sivilarinin pH degerleri de bu kadar farkli oldugundan dolayi (mesela mide yaklasik 1 ve pankreas sivisi yaklasik 8-9 ) cesittli enzimlerin iyi calisabilmeleri icin vücudumuz belirli tampon sistemleri ayarlar. Bu sekilde her enzimin kendine uygun bir ortamda calisabilmesi icin vücut fevkalade ayarlar yapar.

  • Anamnez yapildiginda bir takim sorularla sorunun kökenine inebiliriz. Mesela mide yanmasi  yemekten sonra  olusuyorsa eger, sorun büyük ihtimalle midede. Cünkü yemek yedigimiz anda ve yiyecek yemek borusundan mideye varir varmaz asit salgilanir. Cok asidik bir ortam oldugundan dolayi eger mide mucozasinda ülser veya bir yara bulunuyorsa tabii ki yanma olusuyor. Eger yanma sorunu yemekten önce olusuyor ve yemekten sonra düzeliyorsa, sorun büyük ihtimalle ince bagirsakta. Cünkü ince bagirsakta salgilanan sivilar daha cok baziktir. Yani herhangi bir ülser veya yara bulunuyorsa rahatlatir.

Mide yanmasi denildiginde aklimiza tabii ki yanlis beslenme gelir. Fazlaca yagli, kizartilmis, hamur isi, tatli, sanayisel üretimden gelen hazir yiyecekler gelir. Ya da stres, sikinti.
 Ama bazi durumlarda sindirim icin gerekli sivilar yeterince salgilanmayabilir. Mesela metabolizma yavas oldugunda. Bu durumda- yani yeterince sivi salgilanmadiginda-  yiyecekler midede veya ince bagirsakta fazlaca durdugunda mucoza tabakasi zedelenebilir. Bu sekilde de yanma olusur.
Bunu güzelce irdeleyebilmek icin hastanin geleneksel bati tibbi acisindan dogustan gelen   temel olusumuna bakmak gerek.  Kolerik yapida, sari safranin hakim oldugu bir insan tipi mi? Ya da egzeriyetle mucusun hakim oldugu phlegmatik bir tip mi.

(detayli bilgi icin geleneksel bati tibbinda dört elementin sagligimiza etkisi blogunu tavsiye ederim!)

Kisacasi tipki domino taslarinin devrilmesi gibi bir durum olusuyor.
Sivilar dogrudürüst salgilanmiyorsa ya da sindirim icin önemli organlar birbiriyle baglantili calismiyorsa baska sikintilar da olusuyor. Mesela bagirsaktaki mikrobiyota, yani bakteriler gerektigi gibi olusmuyor. Bununla birlikte bagirsak dogru dürüst calismiyor , cünkü mucoza tabakasi düzgün olarak gelisemiyor. Sonucta tabii ki vücut icin önemli besin parcalari güzel alinamiyor vücudumuza.
Ayrica bu blogta yazilanlar sadece normal, günlük yasantimizda rastlanan sorunlarla ilgili. Herhangi bir agir vaka kuskusu varsa mutlaka önce doktora gidilmesi ve bunun incelenmesi gerek!

Dogal tip bize bu sivilarin tekrar güzel salgilanabilmesi icin cok cesitli yöntemler sunuyor. Mucoza tabakasi zedelenmisse bunu onaran yöntemler ve dogal ilaclar. Ayrica sivi salgilanmasini ve yukarida degindigim bütün önemli organlari tekrar bir harmoni durumuna sokan aci bitkisel maddeler (kara hindiba, civanpercemi, yer sarmasigi , meryem ana dikeni tohumu )bunlardan sadece birkaci

Fakat bunlara- belirttigim gibi- bireysel ve bütünsel olarak bakmak gerek.



https://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/

4 Mayıs 2019 Cumartesi

Cayir papatyasi (koyungözü otu) - direnc ve gencligin sembolü


Cocuklugumdan beri bu cicek benim ilgimi ceker. Beyaz ile pembe arasi degisen renkteki cicek yapraklari ve ortasindaki sari dügme ile daima güleryüzlü bir genc kiz gibi icimizi acar. Dikkat edersek ; üstüne basilsa bile tekrar dogrulur; yani belli bir esneklige sahip. Ve bütün sene boyunca cicek acar. O yüzden latince ismi bellis perennis (yani ebedi olan)
Bildigimiz hakiki papatyanin bir kardesidir, ama yine de farkli.

Fakat önce vücutsal etkilerine gelelim:

  • Bas agrisi, migren gibi sorunlarda iyi etki eder. Kaslardaki spasmi cözer; bilhassa karin bölgesinde olan sorunlar; mesela hazimsizlik, adet sorunlari (hamilelikte lütfen kullanmayiniz) , her türlü yarada, burkulma, incinme gibi sorunlarda. Kan temizleyici ve lenf sistemini akisa getiren etkisi vardir. Balgamli öksürükte de cözücü etkisi vardir.
  • icinde antioxidan etkisi olan flavonoid denilen  ve  tanen ya da mazi tuzu gibi yara iyilestiren maddeler bulunmakta. Ayrica saponin denilen ve sabunumsu etkisi olan maddeler de vardir.
Ruhsal alanda etkileri :

Nasil vücudumuzda olan yaralari iyilestiriyorsa o sekilde ruhen olan yaralari da iyilestirir. Direnme gücü sembolüdür. Bize güc verebilir hayatin güclüklerine gögüs gerebilmemiz icin. Melankoli gibi "ruhsal alanda olan sertlesme , birikmelerde" de bizi tekrar akisa getirir.

Sizin icin tavsiye:

Salataniza koyabilirsiniz; mesela su an dogada bulunan kara hindiba, keci ayagi otu, yersarmasigi gibi sifali bitkilerle birlikte kullanin. Ya da tentürünü kullanabilirsiniz

Ben muayenehanemde bu bitkiyi baska sifali bitkilerle birlikte tavsiye ederim, cünkü etkisi kombinasyon halinde en iyidir . Bunun icin de bir insana tabii ki önce bütünsel olarak bakarim.
Eger bu konuda sorulariniz varsa severek yardimci olurum.

(Resim: pixabay.com)


17 Nisan 2019 Çarşamba

Dogal tipta serum, nöral tedavi ve diger yöntemler...

Serum ve igne deyince aklimiza gelen...


Cogumuz igne ve serum deyince daima hastalik düsünür. Aklimiza hemen hastane, kronik hastaliklar ve acil durumlar gelir.
Fakat bu yöntemler artik dogal tipta da önemli bir yer almakta. Ve biz de muayenehanemizde severek kullaniriz. Avantajlari nelerdir? Dogal ilac yutmak varken neden damar yoluyla ya da nöral tedavi ile kullanalim?
Tabii ki benim icin - ve de dogal tipta genel olarak- bir dogal ilacin hasta tarafindan alinmasi önemli. Bütüncül tedavi yöntemi acisindan birey icin de kendisi icin sorumluluk almasi önemli ve oral ( yani agiz yoluyla) olarak alinan ilaclar bu acidan önbemli. Iyilesme sizin de kendiniz icin üstlendiginiz sorumlulugunuzla olusan birsey. Fakat ben de iki yöntemli calismayi severim. Günümüzün yasam sartlari, icinde bulundugumuz lüks hayat sagladigi rahatlikla beraber bir takim sorunlar da olusturmakta. Gerektiginden fazla yiyecek aliyoruz; bunun cok fazlasi hayvansal ürün ve endüstriyel olarak üretilmis ucuz ürünler. Yani besin degeri olmayan ürünler 
. Etrafimizda cevresel zehirler de bir yana. Kiyafetten hava kirliligine varana kadar. Bütün bu durumlar vücudumuza yük oluyor yillarla birlikte. Vücudun atamadigi maddeler vücudun bag dokusuna yigiliyor genellikle ve bu birikmeler hücrelerin birbiriyle degis tokusunu engelliyor. Dogal tipcilar reaksyonlarin donmasi diye niteliyor bunuÖrnegin dogal ilac aliyorsaniz ve basari elde edemiyorsaniz bunun sebebi genellikle budur. 
Bu durumda önce agiz yoluyla vücudun toksiklerini atan bitkisel ilaclar  bir müddet verilir; karaciger, lenf sistemi, böbrekler harekete gecirilir. Ama ilk etapta severek yaptigim önce dogal ilaclarlardan olusan, cabucak damar yoluyla bag dokusunda biriken asidik maddeleri nötrlestiren  bir serum vermek. Ya da agrinin oldugu yerlerde nöral tedavi ; yani cilt altindan bir takim dogal maddeler enjekte edilir.

Ayrica bazi vitaminler, antioksidan maddeler ve mineraller , bazik bir ortam olusmasini saglayan  maddeler sindirim sistemi haricinde damardan verildiginde vücuda daha cabuk aliniyor.
Enjeksyonlarda , nöral tedavilerde ise cok fazla derine inmek gerekmiyor. Bazi noktalar tamamiyla yeterli.Lenf sistemi tekrar akisa gelir. Önceden de yazdigim gibi iyi akan bir lenf sistemi önemli.
Yalniz tekrar ve tekrar belirtmek istiyorum:
Sizin de cabaniz önemli. Yasam, beslenme tarzi degistirmek önemli.

Sorulariniz varsa severek yardimci olurum.

 Öznur Acar


https://www.heilpraktikerinoeznuracar.de/praxist%C3%A4tigkeit/aktuelles/

9 Nisan 2019 Salı

Insanlarda dogustan olan temel olusum ve diagnozda olan rolü

Temel oluşum


Insanlarda dogustan olan temel bir olusum vardir. Bu temel olusum ileride olusabilecek hastaliklari ve sikayetleri belirleyebilir. Temel olusum iris diagnozu ile belirlenir. Iris diagnozu tesadüfen FELKE adinda bir rahip tarafindan kesfedilmistir. Ayagi kirilan bir baykusun gözünde iris kisminda bir iz kaldigini gözlemlemistir.
Üc temel olusum vardir:
1) Lenfatik tip: Genel olarak mavi gözlerdir. Göz renkleri mavi ile yesil arasinda olabilir (bazen gözde olusan renk karisimlarina na bagli...Mesela karaciger ya da safra ya da böbrekten kaynaklanan kahverengi ile sari arasi renkler) Genel olarak rahatsizliklari lenf sisteminde (alerji, bagisiklik sistemi) ve de böbreklerdedir.  Su elementi agirlikli tiplerdir ve bazilarinda hazimsizlik sorunu olusabilir. Lenfatik tiplerin bir cogunda bag dokusu da zayif olabilir.
2) Hematojen tip:  Kahverengi gözlü insanlardir. Hastalik olusum meyilleri  kan , karaciger , dalak ve bu organlarla baglantili sikayetlerdir. Enflamasyonlara da sikca rastlanir.
3) Karisik renkli tip:  Bu insanlarin göz rengi bal rengindedir ve lenfatik tip ile hematojen tipin karisimindan olusur. Duruma göre hematojen ya da lenfatik tiplerde olan hastalik ya da sikayetlere rastlanir. Fakat genel olarak Karaciger-safra sorunlari olur. Ayrica iris kisminda halka seklinde izler vardir. Bunlar hassas bir sinir sistemine isarettir.
Yani iris rengine göre ve icinde olusan izler ve belirtilere göre hangi sorunlarin bulundugu görülebilir ve özel olarak tedavi edilebilir. Iris diagnozu bu konuda cok iyi yardimci olan bir diagnoz yöntemidir. Yukaridaki resimde  gördügünüz iris bir lenfatik iristir.

Bu konuda sorunuz varsa severek yardimci olurum.

saygilarimla Öznur Acar

7 Nisan 2019 Pazar

Kadin ve hormonel dengesizligi tabii yöntemlerle dengelemek


Insan vücudunda hormonlari düzenleyen, beyindeki  hipofiz/hipothalamus bezeleridir. Gerek kadinlarda gerek erkeklerde. Tiroid hormonlari, üreme icin önemli hormonlar , hayatimiz icin önemli stres hormonlari bunlar icine dahildir. Hepsi birbirine baglantilidir.
Bilhassa biz kadinlarda bu hormonel sistem cok hassas ve komplekstir. Günümüzde  yasam tarzi, cogalan stres, beslenme tarzi, kiyafetten baslayarak aldigimiz esyalar ve endüstriyel olarak üretilen yiyecek ve icecekler de dahil olmak üzere bir cok nedenden dolayi bu cok hassas hormon sistemi kolayca dengeyi kaybedebilmekte ve gencecik bayanlarda bile dengesizlikler olusmaktadir.
Sagliginiz elinizde ve cok basit yöntemlerle tekrar dengeleyebilirsiniz.
(Tabii ki hipofiz/hipothalamus bölgesinde bir takim organel dengesizlikler olabilir. Bunlari doktorunuzla birlikte tespit etmenizde yarar var)
Ne yediginize/ictiginize cok dikkat edin! "Coffee to go", plastik siseler, kablardan sakinin. Bunlarin icinde hormon etkisi eden maddeler vardir. Ayrica sebze ve meyvenizi organik almaya bakin. Hormonlu, ilaclanmis olan yiyecekler bize yarardan cok zarar verir.Karaciger ve bagirsaklari düzenlemek de önemli.
Yoga ve nefes alistirmalari stresli olan hayatinizi düzene sokar. Bilincaltiniz da hormonel sisteminizi etkiler.
Bir de kadinlarin (ama erkeklerin de prostat lari icin de icebilecegi) adet düzensizliginden menapoz dönemine kadar herkesin kullanabilecegi bir recete(35 yasindan sonra limbik sistem, dogadan kopyaladigi bir mekanizmayi calistirir ve kendine göre hormonlari düzenler-estrojen azalmaya basladigi icin bundan fazla üretmeye baslar, projesteron miktari azalmaya baslar):
-arslan pencesi 20g
-ballı baba otu 20g
-Melisa otu 10g
-Civan percemi 10g
-ısırgan 10g
-gül yaprağı kurutulmuş 10g
günde 3-5 tas
->erkeklerin arslan pencesi yerine besparmak otu almasi mümkün. Prostat kaslarini ve damarlarini düzenleyici etkisi olur.
Ayrica D vitamini oranini ölctürmek, coenzim q10 , selen, cinko gibi önemli takviyeleri unutmayalim.
kadinlar, hayit otu da ekleyebilir ve B vitaminleri ile birlikte en az 3 ay almasi iyi olur.
ama en önemlisi hormonlarinizi kan tahlili ile kesinlestirmektir. Tiroid bezesi düzensizlikleri de büyük rol oynamakta.
Eger bu konuda sorun yasiyorsaniz severek yardimci olurum. Detayli bir analiz ve ardindan da tedavi plani üretmekte yarar var.
(Resim:pixabay)

20 Mart 2019 Çarşamba

Bahar bitkileri: ayi sarmisagi



Ayi sarmisagi zamani geldi
Farkettiyseniz ayi sarmisagi birden ve genisce yayilir. Ve bulundugu alanlarda baska bitki yetisemez. Direncin ve otoritenin sembolü. Kis sogukluguna direnip bahari haber eden bir elci. Ve bu yüzden de vücutta bulunan toksiklere , birikmelere de birebirdir. Temiz, trafigin olmadigi yerlerden toplayabilir, salataniza koyabilir, pestosunu yapabilirsiniz.
Parmaklarinizin arasinda ovusturdugunuzda bir sarmisak kokusu burnunuza gelir. Tansyon sorunlarinda, sertlesmis damarlar icin takviye olarak iyi bir destekleyici, kan temizleyici. Böbreklerinizi de destekler.
Fakat incicicegi ile karistirmayiniz! inci cicegi mayista cicek acar ve cicekleri , yapraklari ayi sarmisagindan daha farkli.

(resim:pixabay)